Sosyal medya ve iletişim
Yazı Büyüklüğü A(-) A(+) | Paylaş

Makaleler

İNTERNETİN AFETLERİ

27.02.2014

İNTERNETİN AFETLERİ

 

 

İlim geçmişimizin klasik eserlerinde, "gözün afetleri, dilin afetleri" gibi başlıklara sıkça rastlarız. Burada anlatılmak istenen, ilgili uzuvların mevcut faydalarının yanında bazı zararlar da verebildiğidir. Sahibinin eline verilen bıçak gibidir bunlar, yerinde kullanıldığında hayatı kolaylaştırır, doktora verilecek olsa neşter aleti olur, sıhhate kavuşturur. Ne var ki çocuğun eline geçse kendi canına kast edebilir, katilin eline geçse başkaları için tehdit oluşturabilir.

 

İnternet de böyle bir imkandır, dileyen için salih amel yapma zemini, dileyen için manevî hayatını başına yıkan bir afet bölgesi.

 

Kur'an'da, "Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler." (Mü'minun, 3) buyrularak, hayatımıza girecek tüm yenilikler için işletebileceğimiz "Faydalı mı, yoksa boş bir uğraş mı?" şeklindeki miyar ve kaide ihsas ettirilmektedir. İnternetin faydalı bir maksatla kullanılmasını dışarıda tutarsak, kötü bir amaçla girilmese dahi son tahlilde onun için yapılabilecek en masum eleştiri, boş iş olduğudur.

 

Peki internet hayatımızın neresinde, gerçekten endişeye mahal, paniğe gerek var mı? Evet efendim, mesele son derece ciddi. İsterseniz ne demeye çalıştığımızı istatistiklere dayanarak söyleyelim: 7 milyarlık dünya nüfusunun 2,4 milyarını internet kullanıcıları oluşturmakta. Sosyal medya kullanıcı sayısı ise % 26, yani 1,85 milyar civarında. Türkiye ile ilgili paylaşılan rakamlara baktığımızda Türk kullanıcılar, günde 4 saat 51 dakikalarını internette geçiriyor.

 

Şimdi, internetin ve onun zımnında televizyonun zararlarını kalem kalem inceleyim:

1. Zaman İsrafı: Söyler misiniz, neye baktığımızı bile bilmeden siteden siteye sörf yapmaya tahsis edecek kadar geniş mi ömrümüz? Bir zamanlar yemek yemeye harcadıkları zamanı bile israf sayan, "Uyku hararetten kaynaklanır." deyip uykusunu su içerek gideren ve zamanlarını böylesi zaruri ihtiyaçları için bile sarf edemeyecek kadar kıymetli gören alimlerimiz vardı. İnternetin başına her geçtiğimizde zaman nimetini bir kere daha anımsayalım.

 

2. Harama Bakma Ortamı Oluşturması: " Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar. " (Nur, 30) Bakmak zihinde hayali doğurur. Hayalden ortaya düşünce çıkar, düşünce şehveti, şehvet de iradeyi doğurduğu zaman irade güçlenir ve kesin karara dönüşür ve artık zina kaçınılmaz olur.

 

3. Aileleri Yıkması: Bir uzmanın şu sözlerine kulak verelim: "Evinde internet olan aileler sürekli internete giriyorsa evliliklerine Allah rahmet eylesin. Son zamanlarda yapılan araştırmalara göre boşanmak isteyen 10 çiftten 7'sinin boşanma sebebi internetle ilgili. Eşler birbirlerinden bulamadıkları ilgiyi sanal alemdeki ilişkilerden bulduğunu zannederek yuvalarını dağıtıyorlar."

 

4. Bilgi Kirliliği: İnsanlar bildikleri ya da bilmedikleri konularda, internet zemininde rahatça fikir beyanında bulunabiliyor. Güvenilir sandığımız sitelerde bile doğruluğu teyit edilmemiş bilgilere rastlayabiliyoruz. Bu da bir açıdan bakınca interneti bir bilgi çöplüğüne dönüştürüyor.

5. Kitaptan Uzaklaştırması: Gerçek kültür, ne TV 'den, ne de internetten kazanılır; bilakis kitaplardan kazanılır. Bir insanın günde üç saat internete girdiğini varsayalım. Bu yılda takriben 1080 saat yapar. Bir kimse bu zamanı mesela Kur'an okumaya ayırsa, bir senede en az 50 hatim yapmış olur.

 

6. İnsanı Asosyal Hale Getirmesi: Sosyal ortamda bile olsanız, bir toplu taşıtta, toplantıda veya bir akraba ziyaretinde bile olsanız, internete bir kere girdiğinizde artık sanal alemin parçası olursunuz ve sosyal ortamla bağınızı koparırsınız.

7. Zihnî Melekeleri Zayıflatması: Günümüz nesli neredeyse günde 8 saatini internette gezinerek geçiriyor ve bunun sonucu yorgun bir beyin oluyor. Yapılan bir araştırmaya göre çok işi bir arada yapmak düşünceyi öldürüyor. Online ortamda aynı anda birçok iş yapmak beynimizi ve zihnî durumumuzu olumlu olarak etkilemiyor. Uzmanlara göre ağır internet kullanıcılarının depresyona girmeye 2.5 kat daha meyilli olduğunu da ekleyelim.

 

Son söz olarak Efendimiz (sav)'in şu beyanlarını, her internet kullanıcısının kendine söylenmiş kabul etmesini ümid ederek paylaşalım: "Malayaniyi terk etmek, kişinin müslümanlığının güzelliğindendir."